28 Mayıs 2018 Pazartesi

Atatürkçü Düşünce Derneği’nin hiç duyulmamış gerçek yüzü... | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, cia, içimizdeki israil, mustafa kemal atatürk, sabetayistler, adnan menderes, tansel çölaşan, emin çölaşan, kripto yahudiler, atatürkçü düşünce derneği
Emin Çölaşan’ın karısı Tansel Çölaşan
ADD bir Sabetaycı derin devlet teşekkülüdür. Sözcü Gazetesi, Emin Çölaşan, Tansel Çölaşan, Adnan Menderes, Demokrat Parti, Ümit Özdağ, Meral Akşener, hepsi bu yazıda, gerçek yüzleri ile gözler önüne serildiler.



Sabetaycı gizli Yahudi Adıtürk (Bilinen adı ile Mustafa Kemal Atatürk)’ün adı kullanılarak, Türkiye’de Müslüman Türklerin devletlerinin yönetimini Sabetaycılardan geri almasına mani olmak, Türkiye’deki Sabetaycı derin/paralel devleti ayakta tutmak maksadı ile kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)’nin başında da bir Sabetaycı var. Sabetaycı gizli Yahudilerin Sözcü gazetesinin yazarlarından ve Demokrat Parti’nin Sabetaycı isimlerinden Hüsamettin Cindoruk’un akrabalarından olan Sabetaycı Emin Çölaşan’ın karısı Tansel Çölaşan, an itibari ile ADD’nin başında bulunuyor.

TAN ekini, EL ekini, SEL ekini, SU ekini, GEN ekini, GAN ekini hep öğrendiniz. Daha önceki yazılarda çok meşhur isimlere ve tarihi hadiselere temas ederek bunları anlattık. Tangül, Tansel, Tansu, Cansu, özGEN, erGEN, arGAN ve benzeri isim ve soy isimlerin, bunlar tarafından bir kriptoloji olarak kullandılığını hep öğrendiniz. Dernek görünümü verilmiş ama Sabetaycı paralel devlet teşekkülünün teşkilatlarından biri olan ADD’nin kurucuları arasında bulunan Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy da Sabetaycı gizli Yahudilerdi. ADD’yi ve ÇYDD’yi sesli anlatacak bile olsak, onlarca saate ihtiyacımız olur. Bu özet bilgi ile iktifa edip, şu anda ülke gündeminde olan bu sosyal medya paylaşımına temas edelim.


27 Mayıs’ta darbe yapılan Adnan Menderes de Sabetaycı bir gizli Yahudi idi. Onu iktidara Siyonistler, İngiliz ve Amerikan istihbaratına hakim olan Yahudiler, Masonlar ve içimizdeki İsrail’in muhtelif unsuları, özellikle de Sabetaycı gizli Yahudiler getirmişti. Malumunuz, Sabetaycılar hiçbir zaman tek parça olamadılar ve ihtilafsız bir birlik kuramadılar. Çok anlattık, dünyaya Komünizm hakim oluyordu, Türkiye’ye de nerede ise hakim olacaktı ve Türkiye’de Türk rolüne bürünerek ihanet eden Sabetaycıların, gizli Ermenilerin ve onların paslaştığı Siyonistlerin ve Masonların iktidarı yıkılacaktı. Bu endişe ile Adnan Menderes bir proje olarak kullanıldı. İsmet İnönü’ye geri çekilmesi emir edildi, Menderes üzerinden hızlıca İslami serbestlik verildi. Buna izin verecek bir ordu da yoktu ama orduya hakim kripto hainler ve Masonlar da ayara çekildi. Menderes iddia edilenin aksine çok rahat şekilde iktidara geldi ve serbestlikleri verdi. Komünizmin karşısına dini serbestlik ile çıkıldı.

Sonra devran döndü, hem Menderes’e ihtiyaç kalmamıştı hem de Menderes çok sapıtıp şımarmıştı. Kendisini oraya getirenlere, orada tutanlara da sıkıntı olmuştu. Keyifle ve çok kontrollü şekilde indirip astılar. Bunu yaparken Menderes’in sağ kollarından biri olan Mason üstad-ı azamı ve aynı zamanda Menderes’in müşaviri Ahmet Salih Korur’u kullandılar. Operasyonun beyni denebilecek isimlerden biri Ahmet Salih Korur’du. Yassı Ada’da o da yargılandı ama kimse panik yapmadı. Elini kolunu sallayarak çıktı. Menderes’ten sonra aynı güç odakları İslamcılığın yerine, Türkçülüğü hakim kılarak Sovyetlerden gelen Komünist akımına set olmayı tercih ettiler. Çünkü bunca sene Türk rolü oynayarak İslam’ı ve Müslümanları ezenler zaten kendileri idi ve İslami serbestlik vermekten yana da çok endişeli idiler. Biraz muhafazakar ama tam bir Müslüman ayarında olmayan Türkçülük akımı çok daha münasipti ve onu sahaya sürdüler.


Şimdilerde CIA+Masonluk+İçimizdeki İsrail üretimi bu nevi Türkçülük akımının yeni liderlerinden biri olmaya çabalayan Selanik kökenli Sabetaycı gizli Yahudi olan Meral Akşener’in çok yakınında olan kişilerden Ümit Özdağ’ın babası da, Sabetaycı Menderes’e darbe yapan ekibin arasındaydı. Talimatı Amerika’daki Siyonist ve Mason büyüklerinden almışlar, içimizdeki İsrail’in büyükleri ile de uzlaşmışlardı. Darbe yapılan da, darbeyi yapanlar da aslında Türk ya da Türkiye unsurları değildi. Önde gelen darbeciler arasında gerçek Türk ve Müslüman yoktu. Alparaslan kod adını kullanan Pentagon yetiştirmesi Türkeş dahi gerçekten Türk ve Müslüman değildi. Sonra bu darbeciler de birbirlerine düştüler ve Ümit’in babası Japonya’ya sürgün edildi. Ümit, Japonya’da doğdu.

Akademi Dergisi’nde bu hususlara temas etmemizden sonra Ümit Özdağ’a bir canlı yayının en son dakikalarında babası ve bağlantıları soruluyordu ki aşırı bozuldu. Cevap veremeyeceği ve tartışamayacağı kesindi zaten ve ''Bunu yapacağınızı bilseydim hiç katılmazdım bu programa. Çok içerlendim'' mealinde konuştu ve sonraki süreçte mecburen kendini geri çekti. Müslümanlara, gerçek Türklere, Selanikli Sabetaycı gizli Yahudi Adıtürk’ün karşıtlarına, Türk görünerek ve aldatarak çok çirkin surette atar yapan, medyanı boş görüp atıp tutan, fazlaca sınırı aşan, lafının sözünün nerelere uzandığını hesap etmeyen Ümit’in bir gün ifadesini almaya şartlamıştık kendimizi ve onun da vakti gelmişti. Hayırlı da oldu. Hala da geri çekilmiş bu tavrı devam ediyor. Zaruret olmadan meydana çıkmıyor, programlara katılmıyor, telefonla bile bağlanmıyor ve geri duruyor.


Şu günlerde ADD’nin bu paylaşımı üzerine lüzumsuz tartışmalar yapılıyor. Kendisi de kripto Yahudilerin Demokrat partisinin genel başkanlığından AKPKK’ye transfer olan ve o güne kadar Tayyip hakkında söylediği bütün küfür ve hakaretlerini o gün yalayıp yutan, binbir türlü şaibeli kararları, bağlantıları olan, en son Rus elçinin öldürümesinin bir numaralı zanlısı olan ve etrafının mafyavari bir örgütlenme olduğu bile iddia edilen Süleyman Soylu, ADD’ye bu paylaşımından ötürü soruşturma yapılacağını açıklıyor. Muhtemelen büyük bir suç olan darbeyi meşru gördükleri için dava açılacaktır ya da o kadarı bile yapılmayacaktır. Oysa biz senelerdir neler neler anlatıyoruz. Asıl soruşturma ''milli güvenlik'' ve ''paralel devlet'' ve ''vatana ihanet'' gerekçeleri ile açılmalıydı/açılmalı. Paralel devlet oldukları iddiası ile sayısız Müslüman erkek ve kadın hatta hamile ve bebekli kadın işkence gördü, öldürüldü, suçsuz yere hala içerideler, devlet kademelerinden, kritik özel sektör firmalarından, eğitim camiasından uzaklaştırıldılar ama bu ülkede tek paralel devlet var, o da FETÖ değil. Bunlar, Sabetaycı paralel devlet…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

BU YAYINIMIZI SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞMAYIN, çünkü CIA SANSÜRLEYECEK ve kimse görmeyecek.

Bizi, gerçek sahibi CIA olan Facebook başta olmak üzere, Amerikan sosyal ağlarının  ve video kanallarının hiçbirinde sağlıklı/sansürsüz/özgür bir şekilde takip edemezsiniz. Senelerdir sansürleniyoruz ve bunu yüzlerce somut teknik delil ile, ayrıca binlerce kişinin şahitliği ile ispat edebiliyoruz. Buradaki yayınlarımızı/videolarımızı da Amerikan sosyal ağları üzerinden yaymayı başaramazsınız.

BİZİ TELEGRAM GRUBUMUZDAN TAKİP ETMELİSİNİZ

Paylaşımlarımızı anında görüp takip etmenin tek sağlıklı yolu Telegram grubumuza üye olmanızdır. WhatsApp'ın da gerçek sahibi CIA'dır ve Telegram, WhatsApp'ın alternatifi olan bir yazılımdır, bize has ve tarafımızdan üretilen bir yazılım değildir. Dünyada, onlarca devlette yüz milyonlarca kişi tarafından güvenle kullanılır. Güncel paylaşımlarımızdan anında haberdar olmak için www.telegram.org adresinden, kullandığınız cihaza uygun olan bir uygulamasını kurup, şuradaki Telegram kanalımıza takipçi olabilirsiniz: http://www.t.me/AkademiDergisi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Seviyesiz ve samimiyetsiz yorumlar onaylanmaz. Küfür, hakaret, karalama içerikli yorum yapanlar hukuka sevk edilir. Yorumlardan hukuken yorumcular sorumludur.

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Bu güne değin en çok tıklanılanlar