20 Ağustos 2017 Pazar

2023'te neler olacak... Çok güzel izah etmiş | Akademi Dergisi

akademi dergisi, içimizdeki israil, gizli yahudiler, numan kurtulmuş, sabetayistlik, sabetaycılar, akp'nin gerçek yüzü, gizli ermeniler, siyonistler, masonlar,

2023'te neler olacak...

Çok güzel izah etmiş

Sabetaycı gizli Yahudi Numan Kurtulmuş, Sabetayist+Siyonist+Mason ortak ihanet ürünü olan AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütüne geçmeden önce, 2023'te neler olacağını çok güzel izah etmiş.

17 Ağustos 2017 Perşembe

Metin, nedir senin niyetin? | Aladağ yangınına benzin dökenler hep gizli Ermeniler, gizli Yahudiler ve Masonlar mı? | Süleymancı Mehmet Fahri Sertkaya yazdı...

akademi dergisi, içimizdeki ermenistan, içimizdeki israil, Mehmet Fahri Sertkaya, metin feyzioğlu, sabetaycılar, Satanistler, süleymancılar, süleymanlılar, tarikat, Türk Guguk Sistemi,

Yahu Metin, nedir senin niyetin?


Acayip bir şeyler yazmışsın, ünlü ve saygın bir hukukçu olarak biliniyorsun, bir nasıl tanındığına/bilindiğine bakıyorum, basında/medyada bu millete nasıl tanıtıldığına bakıyorum, ne konuma konduğuna bakıyorum, bir de şu yazdıklarına bakıyorum ve ben bu işin içinden çıkamıyorum...


Metin Feyzioğlu'nun, İslam düşmanı Oda TV'deki
skandal yazısı
 1-  O cümle öyle kurulmaz. Medeni hiçbir insan hadiseyi böyle aktarmaz. Devlet, durduk yerde yurdunu kapatmadı, çocukları tarikat yurduna göndermedi. Devletin yurdu eskiydi, aynı zamanda bakımsızdı, mecburen yıktı, yenisini yapmaya kalktı ama imkan bulamadı. İstediği hızda yapamadı. 'Tarikat' diyerek aşağılamaya ve terör örgütü gibi göstermeye çabaladığın "tertemiz" insanlar, bu devletin asli unsuru olan ve ezici çoğunluğu oluşturan insanlar, seve seve bu çocuklara, kendi vatandaşlarına sahip çıktılar, tahsil imkanı sağladılar ve para bile almadılar. Üstüne para bile verdiler. 

16 Ağustos 2017 Çarşamba

Yakın tarih hiç de sandığınız gibi değil. İsrail'i Türkiye üzerinden kurdular. | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, sabetaycılar, gizli yahudiler, israil, masonlar, Adnan Menderes, siyonistler, demokrat parti, Haçlı Seferleri, bilinmeyen gerçekler, akp'nin gerçek yüzü,


Sembolik devlet İsrail’i, İçimizdekiİsrail, Türkiye üzerinden kurdu.



Yakın tarih, hiç de siz anlatıldığı gibi değil...

1946: Sembolik, hukuksuz ve işgalci bir İsrail devletinin ilan edilmesine ramak kala, bol bol Yahudi nüfusu gereken Filistin'e kanun dışı yollardan girmeye çalışan Yahudilerin önemli rotalarından biri de, yönetimi çoktan Sabetaycı gizli Yahudilerin ve Masonların eline geçmiş olan Türkiye ve Türkiye'nin de özellikle kara suları oldu.


İktidarda, Sabetayistlerin rejimle hatta devlet ile özdeşleştirmek istedikleri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vardı ama 1950'de iktidara gelen Demokrat Parti (DP)'nin ve Sabetaycı gizli Yahudi Adnan Menderes'in de politikası bundan farklı değildi. CHP, İsrail'in kurulması, ilan edilmesi için her taktik manevrayı yaptı. DP ise İsrail'in varlığının devamı için, ülkemizin siyasetinin ve bölge siyasetinin İsrail'in varlıkta kalmasına uygun şekilde düzenlenmesi için gereken her şeyi yaptı. Zaten CHP de DP de aynı alfabenin harfleriydi. Şu anda da CHP, AKP, MHP, hepsi aynı gizli Yahudi ve gizli Ermeni teşkilatların ve Masonların projeleri... Danışıklı dövüşüp Siyonizmin dünya menfaatleri için gereken ne ise onun gerçekleşmesini sağlıyorlar.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)'nin yayılmacı politikası olmasaydı, Sovyetler Birliği İsrail denilen işgal devletine karşı olmasaydı, Türkiye'de hiçbir zaman DP dönemi olmayacak, idaremizi hile ve ihanetle ele geçirip devlet terörü ile halkı yıldıran hainler, hiçbir zaman DP'yi kurmayacak, buna ihtiyaç duymayacaklardı. Ülkemizde o dönem Komünizm/Sosyalizm büyük bir hızla yayılıyordu, CHP eli ile dinsiz bırakılmış toplum kolayca Komünizme kayıyordu ve Türkiye de devlet olarak Sovyet bloguna yaklaşıyordu. Bu nedenle, panik hali ile İsmet İnönü'ye ilk İmam ve Hatip mekteplerini, hatta mektep de değil, kurslarını açtırdılar. Bir an evvel Türkiye'de dini serbestlik olmasını, Komünizm akımının boğulmasını planladılar. Bunlar, yılların dinsiz, din/İslam karşıtı kadrosu tarafından yapılınca çok tuhaf oluyordu ve daha samimi bulunacak, daha inanılacak ve daha hızlı tesir gösterecek surette dini serbestlik vermek için kendi aralarından kişilerle DP projesini gerçekleştirdiler. Sözde DP, CHP'yi ve İnönü'yü yendi, ona rağmen ve orduya rağmen ve Mason teşkilatına rağmen ve dünyada güç elde etmiş Siyonist teşkilatlara rağmen ve devletin her yerine sızmış on binlerce Sabetaycı gizli Yahudi'ye ve gizli Ermeni'ye rağmen, herkesin bileğini büküp, bunların hepsini bir anda çaresiz bırakıp İslami serbestlik verdi.

8 Ağustos 2017 Salı

Mesele hoşaf değil, sizi yine kandırdılar | Akademi Dergisi

akademi dergisi, aladağ yurt yangını, bir fikrin mi var, gizli ermeniler, gizli yahudiler, içimizdeki ermenistan, içimizdeki israil, masonlar, oda tv, sözcü gazetesi, trt, teknoloji, buluşlar

Bunların meselesi/derdi, başörtüsü, İslam ve bu ülkenin asli unsuru olan Müslümanların güçlenmesi... Ha Aladağ yurt yangını, ha organik hoşaf, hiç fark YOK!

İşte hadisenin gerçek yüzü...

İşte TRT'deki 'Organik Hoşaf' tartışmasının gerçeği!

'Bir Fikrin mi Var?' programı yapımcıları, organik hoşafın değil, hız ayarlı yol kasisi projesinin birinci olduğunu duyurdu. Ayrıca organik hoşaf ürününün, hoşaf yapıldığı için değil, pastörize edilmeden raf ömrünün uzatılması ve lojistik gibi sorunlara araştırma geliştirme yaparak aynı ayran gibi hızlı tüketim ürünü olarak satışa çıkarılması fikriyle yükseldiği ancak daha sonra elendiği belirtildi.

Dün sosyal medyada yer alan paylaşımlarda, TRT'nin bilim yarışmasında 'organik hoşaf' adı verilen kompostonun, alzheimer çipini geride bırakarak birinci olduğu iddiaları hızla paylaşılıp haberlere konu oldu.

BİRGÜN, CUMHURİYET, ODATV, SÖZCÜ...

Organik hoşafı proje olarak sunan başörtülü kız üzerinden, TRT sert eleştiri ve hakaretlerle basın/medya lincine maruz bırakıldı. Bunları, meselenin aslını ve ortada dolaşan iddiaları (kasten, gerçek işlerine gelmediği için ve kendilerine asli unsura saldırmak ve onları bastırmak yolunda böyle malzemeler lazım olduğu için) sosyal medya paylaşımlarını doğrulatmadan haberleştirdiler. Sürekli basın meslek ilkelerinden ve gazetecilik etiğinden ve objektif habercilikten dem vurup hep ama hep bu İslam düşmanlığını sergileyen sözde basın kuruluşlarının önde gelenleri ise şunlar:
 
İçimizdekiErmenistan'ın yayın organlarından olan, PKK terör örgütü destekçisi gizli Ermenilerin yoğun olduğu Birgün gazetesi,  

İçimizdekiİsrail'in kurumsal gazetelerinden biri olup çalışanları arasında yüksek sayıda gizli Ermeni ve gizli Yahudi ve Mason bulanan, bunların Kamalizm/Adıtürkçülük adıyla kurdukları ihanet rejimleri ile özdeleşmiş olan ve KOÇ ailesi dahil çok sayıda gizli Ermeni/Yahudi patronlar tarafından onur/rejim meselesi yapılıp ortaklaşa finanse edilip iflas etmesine izin verilmeyen Cumhuriyet gazetesi,

Ulusalcı/Komünist derin devletin yayın organlarından biri olup kadrosu içinde çok sayıda gizli Ermeni, gizli Yahudi ve Alevi mezhepçisi bulunan ve resmiyette Soner Yalçın'ın sahibi olarak göründüğü Oda TV  

Sahibi Sabetaycı gizli Yahudi olup, yazarları ve çalışanları arasında büyük oranda Sabetaycı gizli Yahudiler, sonra gizli Ermeniler bulunan Sözcü gazetesi...

Söz konusu sözde basın kuruluşları, Aladağ yurt yangını üzerinden yine el birliği ile İslam, Müslüman ve cemaat düşmanlıklarını sergilemişler, haberciliği bir yana bırakıp, basın meslek ilkelerini anında yutup, bu elim kaza üzerinden İslam cemaatlerine karşı basın linci başlatmışlardı. Çirkinliğin, insafsızlığın, vicdansızlığın, hukuksuzluğun dibine vurmuşlardı. Bunlara siyaset sahnesinde destek olan bazı millet vekillerinin de Alevi mezhepçileri, gizli Ermeni ve gizli Yahudi oldukları, milletimize fark ettirmeseler de organize şekilde faaliyet sergiledikleri meydana çıkmıştı.

YARIŞMAYI, HIZ AYARLI YOL KASİSİ PROJESİ KAZANDI
'Bir Fikrin mi Var?' programı yapımcıları, girişimcilik yarışmasını, hız ayarlı yol kasisi projesiyle Adnan ve Uğur Kal ikiz kardeşlerin kazandığını belirtti.

HOŞAFTAN DOLAYI DEĞİL PASTÖRİZEDEN DOLAYI FİNALE YÜKSELDİ
Program yapımcıları ayrıca gıda mühendisi olan Kübra Ağca'nın, 'Hoşaf Üretim projesi' ile finale hoşafı bulduğunu iddia ederek değil, pastörize etmeden raf ömrünü uzatma ve lojistik gibi sorunlara araştırma geliştirme yaparak aynı ayran gibi hızlı tüketim ürünü olarak satışa çıkarma fikriyle yükseldiğini ancak daha sonra elendiğini belirttiler.

'BİR FİKRİN Mİ VAR' YAPIMCI ŞİRKETİNDEN AÇIKLAMA

"Bir fikrin mi var?" yarışmasının yapımcı şirketi söz konusu olayın aslıyla ilgili sosyal medyadan bir açıklamada bulundu.

Açıklamanın tamamında şu ifadelere yer verildi;

"Tam 10 yıldır ekranlarda olan Bilim değil Girişimcilik yarışmamız "Bir Fikrin mi Var?"ın kazananı hız ayarlı yol kasisi projesiyle Adnan ve Uğur Kal ikiz kardeşlerdir.

Gıda mühendisi olan Kübra Ağca ise Hoşaf Üretim projesiyle finale hoşafı bulduğunu iddia ederek değil, pastörize etmeden raf ömrünü uzatma ve lojistik gibi sorulara araştırma geliştirme yaparak aynı ayran gibi hızlı tüketim ürünü olarak satışa çıkma fikriyle yükselmiş sonra da elenmiştir.
 
İzleyin, araştırın sonra tüm eleştirilerinize açık olalım. Daha iyi projeleriniz var ise Birfikrinmivar.com'a başvurularınızı bekliyoruz.

Yalan haberle başlamış olsa da bu tartışmadan girişimciliğin kazanması umuduyla..

Bir Fikrin mi Var Ailesi"


***
Bundan sonrasında söz konusu sözde basın kuruluşlarının, ülkemizin asli unsuru olan Türk ve Müslümanların aleyhine yaptıkları sözde haberlere, milletimizin itibar etmemesini tavsiye ederiz. Birkaç sene içinde, ülkemizin yönetimi, yaklaşık iki asır sonra bir daha gerçek anlamda Türklerin eline geçince, bu sözde basın kuruluşlarına yüzlerce dava birden açılacağından şimdiden emin olabilirsiniz. Bunların bu güne kadar yüzlerce kere, asli unsur olan Türk ve Müslümanların en temel hak ve hürriyetlerini engellemek ve ülkemizde kurulu gizli, hileli, hukuksuz bir azınlık unsur iktidarını/rejimini korumak için basın linci ve kasıtlı toplum yönlendirmeleri yaptıkları, türlü suçları mükerrer şekilde işledikleri, işlemeye devam ettikleri, gizli kapaklı şekilde organize oldukları, gerçek kimliklerini gizledikleri somut deliller ile ispat edilebiliyor.


Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Bu güne değin en çok tıklanılanlar