17 Ağustos 2017 Perşembe

Metin, nedir senin niyetin? | Aladağ yangınına benzin dökenler hep gizli Ermeniler, gizli Yahudiler ve Masonlar mı? | Süleymancı Mehmet Fahri Sertkaya yazdı...

akademi dergisi, içimizdeki ermenistan, içimizdeki israil, Mehmet Fahri Sertkaya, metin feyzioğlu, sabetaycılar, Satanistler, süleymancılar, süleymanlılar, tarikat, Türk Guguk Sistemi,

Yahu Metin, nedir senin niyetin?


Acayip bir şeyler yazmışsın, ünlü ve saygın bir hukukçu olarak biliniyorsun, bir nasıl tanındığına/bilindiğine bakıyorum, basında/medyada bu millete nasıl tanıtıldığına bakıyorum, ne konuma konduğuna bakıyorum, bir de şu yazdıklarına bakıyorum ve ben bu işin içinden çıkamıyorum...

Metin Feyzioğlu'nun, İslam düşmanı Oda TV'deki
skandal yazısı
 1-  O cümle öyle kurulmaz. Medeni hiçbir insan hadiseyi böyle aktarmaz. Devlet, durduk yerde yurdunu kapatmadı, çocukları tarikat yurduna göndermedi. Devletin yurdu eskiydi, aynı zamanda bakımsızdı, mecburen yıktı, yenisini yapmaya kalktı ama imkan bulamadı. İstediği hızda yapamadı. 'Tarikat' diyerek aşağılamaya ve terör örgütü gibi göstermeye çabaladığın "tertemiz" insanlar, bu devletin asli unsuru olan ve ezici çoğunluğu oluşturan insanlar, seve seve bu çocuklara, kendi vatandaşlarına sahip çıktılar, tahsil imkanı sağladılar ve para bile almadılar. Üstüne para bile verdiler. 



Medeni/çağdaş her devlet böyle vatandaşları olsun ister. Tarikatçı diyerek dışladığın ve çok suçlu, çok tehlikeli insanlar gibi göstermek istediğin, hatta karaladığın Süleymancılara; bu davranışları, insanlığa böyle büyük hizmetleri, şu karanlık dönemde hayal gibi şeyleri başarabildikleri için çok sayıda Avrupa ve Asya ülkesi, devlet gücünü kullandırıyor. Neler neler sağlıyorlar. Devlet yurtlarını gönül rahatlığıyla Süleymancılara devir edip işin içinden çıkıyorlar. ''Biz devlet gücü ile hakkından gelemiyoruz, siz başarabiliyorsunuz'' diyorlar. ''Siz sadece Müslümanların değil, bütün insanların, bütün insanlığın iyiliğini istiyorsunuz. Takdiri ve desteği hak ediyorsunuz" diyorlar. Yetmiyor da yanında devlete ait arabalar, servis araçları veriyorlar. Hafif cezalar alanları, sivil toplum örgütü kabul ettikleri bu yurtlarda atlı ay ya da bir sene gönüllü çalıştırıp, Süleymancıların yüklerini hafifletiyorlar. Büyük miktarda para desteği de veriyorlar. Bazı ülkeler, bu teklifi kabul eden Hristiyan vatandaşlarına ''Tamam, Süleymancıların yurdunda şu kadar süreliğine gönüllü olarak çalış, seni askerlik yapmış sayacağız" diyorlar. Devletin resmi toplantılarında Süleymancıları şeref konuğu olarak ağırlıyorlar. Böyle bir nimet bulmuşlar, arada din ve kültür farkı bile olsa kıymetini bilmek için çırpınıyorlar. Asla düşmanlık yapmıyorlar. Çok büyük saygı duyuyorlar.



Bizim devletimiz de böyle bir imkan bulmuş, bundan neden rahatsız olsun? Herkes senin gibi İslam karşıtı olmak zorunda mı? Senin gibiler istiyor diye rejim, İslam karşıtı mı olmalı, asli unsur olan Müslümanları ve inançlarını dışlayıp durmalı mı? Bu istediğin, Sabateycı gizli Yahudi Kamal Adıtürk adına Sabetaycı hainlerin ve paslaştıkları İngiliz derin devletinin kurduğu saçma sapan rejimin çakma guguk sisteminin haricinde, medeni/çağdaş, evrensel hukukun neresinde yazıyor? Ve sen neden Mason tarikatlarından, gizli Yahudi tarikatlarından, gizli Ermeni tarikatlarından, Sabetaycı tarikatlarından, misyoner tarikatlarından, Satanist tarikatlarından, Alevi tarikatlarından rahatsız olmuyorsun ya da bu derece rahatsız olmuyorsun? Neden tarikat denince aklına hemen İslam tarikatları geliyor ve okuyucunun aklına hemen sadece İslam tarikatlarının gelmesini istiyorsun? Yazının başlığına "Peşini bırakmayacağız" yazmışsın. Satanistler tarafından üst üste sadistçe katledilen çok sayıda masumun katillerinin peşine düştün mü, düştün de peşlerini bıraktın mı? Mesela sen Münevver Karabulut'un ailesine mi avukatlık yapmıştın yoksa Münevver'i Yahudi inançları gereği ayinle sadistçe katleden Cem Garipoğlu'nun babası gizli Yahudi Hayyam Garipoğlu'nun mu avukatlığını yapmıştın?

16 Ağustos 2017 Çarşamba

Yakın tarih hiç de sandığınız gibi değil. İsrail'i Türkiye üzerinden kurdular. | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, sabetaycılar, gizli yahudiler, israil, masonlar, Adnan Menderes, siyonistler, demokrat parti, Haçlı Seferleri, bilinmeyen gerçekler, akp'nin gerçek yüzü,


Sembolik devlet İsrail’i, İçimizdekiİsrail, Türkiye üzerinden kurdu.



Yakın tarih, hiç de siz anlatıldığı gibi değil...

1946: Sembolik, hukuksuz ve işgalci bir İsrail devletinin ilan edilmesine ramak kala, bol bol Yahudi nüfusu gereken Filistin'e kanun dışı yollardan girmeye çalışan Yahudilerin önemli rotalarından biri de, yönetimi çoktan Sabetaycı gizli Yahudilerin ve Masonların eline geçmiş olan Türkiye ve Türkiye'nin de özellikle kara suları oldu.


İktidarda, Sabetayistlerin rejimle hatta devlet ile özdeşleştirmek istedikleri Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vardı ama 1950'de iktidara gelen Demokrat Parti (DP)'nin ve Sabetaycı gizli Yahudi Adnan Menderes'in de politikası bundan farklı değildi. CHP, İsrail'in kurulması, ilan edilmesi için her taktik manevrayı yaptı. DP ise İsrail'in varlığının devamı için, ülkemizin siyasetinin ve bölge siyasetinin İsrail'in varlıkta kalmasına uygun şekilde düzenlenmesi için gereken her şeyi yaptı. Zaten CHP de DP de aynı alfabenin harfleriydi. Şu anda da CHP, AKP, MHP, hepsi aynı gizli Yahudi ve gizli Ermeni teşkilatların ve Masonların projeleri... Danışıklı dövüşüp Siyonizmin dünya menfaatleri için gereken ne ise onun gerçekleşmesini sağlıyorlar.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)'nin yayılmacı politikası olmasaydı, Sovyetler Birliği İsrail denilen işgal devletine karşı olmasaydı, Türkiye'de hiçbir zaman DP dönemi olmayacak, idaremizi hile ve ihanetle ele geçirip devlet terörü ile halkı yıldıran hainler, hiçbir zaman DP'yi kurmayacak, buna ihtiyaç duymayacaklardı. Ülkemizde o dönem Komünizm/Sosyalizm büyük bir hızla yayılıyordu, CHP eli ile dinsiz bırakılmış toplum kolayca Komünizme kayıyordu ve Türkiye de devlet olarak Sovyet bloguna yaklaşıyordu. Bu nedenle, panik hali ile İsmet İnönü'ye ilk İmam ve Hatip mekteplerini, hatta mektep de değil, kurslarını açtırdılar. Bir an evvel Türkiye'de dini serbestlik olmasını, Komünizm akımının boğulmasını planladılar. Bunlar, yılların dinsiz, din/İslam karşıtı kadrosu tarafından yapılınca çok tuhaf oluyordu ve daha samimi bulunacak, daha inanılacak ve daha hızlı tesir gösterecek surette dini serbestlik vermek için kendi aralarından kişilerle DP projesini gerçekleştirdiler. Sözde DP, CHP'yi ve İnönü'yü yendi, ona rağmen ve orduya rağmen ve Mason teşkilatına rağmen ve dünyada güç elde etmiş Siyonist teşkilatlara rağmen ve devletin her yerine sızmış on binlerce Sabetaycı gizli Yahudi'ye ve gizli Ermeni'ye rağmen, herkesin bileğini büküp, bunların hepsini bir anda çaresiz bırakıp İslami serbestlik verdi.

20 Temmuz 2017 Perşembe

Yine ODA TV, yine İslam düşmalığı... | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, içimizdeki israil, oda tv, skandal, gizli yahudiler, sabetayistler, siyonizm, masonlar, gizli ermeniler, aleviler,

Yine ODA TV...
 
Yine Skandal...
 
Yine İslam düşmanlığı...

Kadrosu arasında çok sayıda gizli Ermeni, gizli Yahudi ve Alevi mezhepçisi bulunan Oda TV, skandal haberlerine bir yenisini daha ekledi.

Militan seviyede İslam düşmanı tavırları ile halkın büyük çoğunluğunun şiddetli tepki gösterdiği Oda TV, yine İslami hassasiyetle eğitim ve öğretim yapılmasına duyduğu kini gözler önüne seren sözde bir habere imza atıp, ülkenin asli unsuru olan Müslümanların en temel hak ve hürriyetlerini baskı altına almaya kalktı.

Anneleri razı, babaları razı, çocuklar razı ve herkes çok mutlu ama Oda TV rahatsız ve bu habere hiçbir rahatsızlık duymadan "skandal" başlığı atabiliyor. Çocukların küçük yaşta gelinlik giymelerinin ve çok okumak ve çok çalışmak gayreti ile yetiştirilmelerinin skandal olduğunu iddia edebilecek skandal haberlere imza atmaya devam ediyor.

Daha önce bu şekilde hedef gösterici, baskı altına alıcı, karalayıcı, vatandaşların en temel hak ve hürriyetlerini sınırlandırmak gayretindeki sözde haberleri de tepki ile karşılanmış, devlet kurumlarımız içine sızmış gizli Ermeni, gizli Yahudi, Mason ve bunlara kul köle olmaktan şeref duyan Alevi mezhepçileri marifeti ile devlet gücümüz art niyetle kullanılmış ve bir an önce bu sözde gazetecilik faaliyetine, bu yasakçı, bu baskıcı, bu hedef gösterici zihniyetin mensuplarına ve gerçek paralel devletin mensuplarına ve başta da Oda TV'ye değil de, söz konusu kreşlere inceleme başlatılmıştı.
 

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Bu güne değin en çok tıklanılanlar